Dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik gibi farklı klinik özellikleri olan Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), erken başlangıçlı bir çocukluk çağı nöropsikiyatrik bozukluğudur. Çocuğun gelişimini sosyal, duygusal ve bilişsel alanlarda etkilemektedir. Bunun yanı sıra, çocukların aile içi ve akran ilişkilerine, ders başarılarına ve özgüven gelişimine olumsuz yönde etkileri olmaktadır.
Öğretmenini dinlemeyen, yerinde oturmayan, zihni sürekli ders dışında ve kıpır kıpır olan bu çocuklar evde de aynı şekilde davranmakta ve ödev yapmamaktadır. Kısa sürede sınıf düzeyinin gerisinde kalan bu çocuklar, zeka düzeyleri ortalama ya da ortalamanın üzerinde olmasına karşın öğrenme güçlüğü olarak kabul edilmektedir.
Bu çocuklardaki ataklık, hiperaktivite ve dikkat eksikliği okul başarılarılarını ve arkadaş ilişkilerini olumusz yönde etkilemektedir. Özellikle ilkokul döneminde uyumsuz davranışlar nedeni ile psikolog / psikiyatriste getirilmektedir. 
Dikkat eksikliği belirtileri:
1.Okul ödevinde, çalışmasında ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizliğinden dolayı ayrıntıları kaçırır ya da hatalar yapar.
2.Görevinde, ödevinde ya da oyununda dikkatini sürdürmede zorlanır.
3.Kendisi ile konuşulduğunda tam olarak dinlemiyor gibi görünür.
4.Etkinlik, görev planlama ve düzenlemede zorluk çeker.
5.Belirli bir süre üzerinde zihinsel çaba gerektiren okul çalışması, ev ödevi gibi görevlerden hoşlanmaz, kaçınır, isteksiz davranır.
6.Günlük etkinliklerinde ve işinde unutkanıklar yaşar.
Hiperaktivite belirtileri:
1.Eli ayağı boş durmaz, oturduğu yerde kıpırdanır.
2.Oturması gerekli durumlarda, örn:derste kalkıp gezinir.
3.Oyun ya da eğlence etkinliklerini sakince sürdürmede zorlanır.
4.Çoğunlukla hareket halindedir ve çok konuşur.
Dürtüsellik belirtileri:
1.soru bitmeden cevaplamaya kalkar.
2.Sırasını beklemede zorlanır.
3.Başkalarını rahatsız edici biçimde çoğunlukla böler, sataşır.( örn: konuşmaya ya da oyuna girer).
DEHB tanısı koymak için bu belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, okul ve ev başta olmak üzere en az iki ortamda grülmesi ve süreklilik göstermesi gerekir. Örneğin sorun sadece evde yaşanıyor, okulda hiçbir problem gözlenmiyorsa DEHB tanısı yerine disiplin sorunları gündeme gelebilir.
Okul öncesi çocuklarda ise DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) tanısı koymak zordur çünkü bu yaşlar çocukların genelde hareketli oldukları ve özdenetimlerinin yetersiz olduğu yıllardır. Bu dönemde DEHB tanısı koymakta aceleci davranmamak, ancak aile danışmanlığı, davranışsal öneriler ve düzenli takiplerle okula başlama yaşına dek izlemek gerekir.
Tedavi Süreci:
Psikososyal ve tıbbi girişimleri içeren çok yönlü tedavi yaklaşımı gerekmektedir. Psikososyal girişimler aile, okul ve çocuk üzerine yoğunlaşmaktadır. Aileye yönelik girişimlerde bozukluk ile ilgili bilgilendirme yapılır, destekleyici gruplar, kitaplar önerilir. Amaç çocuğun ev içi yıkıcı davranışlarını azaltmak yanında ebeveynlerin başetme konusunda kendilerine güvenlerini artırma ve aile içi sorunları azaltmaya yöneliktir.
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan bireylerle çalışırken asıl amaç benlik saygısını artırmak ve dürtü denetimini sağlamaktır. Bu çocuk ve ergenler için sadece okul ya da iş değil, tüm yaşamlarının zor olduğu anlamına gelir. Okulda akranlarıyla, eğiticiler ya da anne babası ile yaşadıkları sorunlar benlik saygılarının azalmasına ya da bununla ilişkili depresyona yol açabilmektedir. 