baslik
haber resmi

DOMUZ GRİBİ UYARISI !

Özel Konak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Hilmi Algan'dan açıklama.

Son günlerde dünyada büyük bir tehlike oluşturan Domuz Gribi konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
Grip virüsünün bir çok türü olup sadece insanlar değil hayvanlarda da hastalık yapmaktadır. Kuşlar, atlar, domuzlar, deniz memelileri grip virüsüyle enfeksiyon oluşan canlılardır. Sıklıkla kuşlarda hastalık oluşturduğu için kuş gribi virüsü olarak adlandırılan virüs gibi, sıklıkla domuzlarda hastalık oluşturduğu için domuz gribi olarak adlandırılan virüs de vardır. Ve bu virüsler aslında bulundukları bu türlerde yıllar öncesinden beri hastalık oluşturmaktadırlar.
Akraba oldukları için birbirlerine benzer tarafları olan grip virüsleri zamanla değişim göstererek hastalık yaptıkları canlı türlerinden diğer canlı türlerine geçme kabiliyeti kazanabilirler. Kuş gribi virüsünde olduğu gibi, sadece domuzlarda hastalık yapan virüsün insanlara da bulaşabildiği ve hastalık yapabildiği bilinmekteydi, şimdi bu virüsün insandan insana geçebilme kabiliyeti kazanmış olduğu ortaya çıktı. Öncelikle kuş gribi virüsünden beklenirken, domuz gribi virüsü bu yeteneği daha önce kazandı.
Dolayısıyla artık insandan insana bulaşma kabiliyetindeki bu virüsün bizler için kaynağı, adından esinlenip de domuzdan olacağını zannetmeyin. Bulaşma başka bir insandan da olacaktır. Pişmiş domuz etinin yenmesiyle geçmediği bilinmektedir.
Domuz grip virüsünün oluşturduğu bu hastalığın kısa sürede tüm dünya ülkelerini etkileyeceği tahmin edilmektedir. Ülkemizde 30.04.2009 tarihi itibari ile henüz Domuz gribi tanısı konan vaka yoktur, ancak risk altındadır.
Hastalığın belirtileri de diğer grip enfeksiyon belirtilerinin benzeridir. Sıklıkla yüksek ateş, baş, boğaz ve tüm vücutta ağrı, kırgınlık, halsizlik, üşüme, titreme, öksürük, ayrıca bazı vakalarda kusma, ishal ve karın ağrısıdır.
Hastalık 1 haftayı bulan belirtili bir süre sonunda çoğu vakada şifa ile sonuçlandığı saptanmıştır. Hastalığın ilk görüldüğü Meksika’da Mart 2009’dan beri ölüm oranının % 5-10 olduğu bildirilmiştir. Ölümler diğer grip vakalarında olduğu gibi hayati fonksiyonlara sahip organların ağır tahribatı nedeniyle oluşmaktadır; zatüre, beyin iltihabı (ensefalit), kalp iltihabı (kardit), fulminan karaciğer yetmezliği, akut böbrek yetmezliği vb nedenlerle olmaktadır.
Tedavisinde grip virüslerine etkinliğiyle bilinen Oseltamivir ve Zanamivir ilaçları kullanılabilir. Yeterli etkinlik sağlayabilmek için ilk 2 gün içinde kullanılmaya başlanmalıdır.
Tanı burun ve boğaz sürüntüsünde veya çalkantı sıvısında, özel yöntemlerle edinilmiş akciğer salgılarında, serumda virüsün genomunun araştırıldığı PCR yöntemiyle konabilmektedir. Bu test dünya çapında belirlenmiş olan referans laboratuarları tarafından yapılabiliyor. Ülkemizde Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezince ön tetkikler ve gerekli yönlendirme yapılmaktadır. Ancak bu testin hastalığın belirtilerini taşıyan ve bunun yanı sıra tetkiklerinde grip olasılığını düşündüren sonuçların çıktığı hastalarda yapılması gereklidir, aksi takdirde isteğe bırakılan çok yoğun talep gerçek hastaların atlanması veya geç teşhis konması risklerini gündeme getirir.
Bu hastalıktan korunmak, bulaşma yollarını bilmek ve bunları engellemek mantığından geçer. Şöyle ki; grip virüsleri damlacıkla ve temasla geçer. Öksürmek, hapşırmak ve konuşmakla oluşan damlacıklar 1,5 metreye kadar ulaşabilir, yakın çevredeki insanlara ve malzeme yüzeyine bulaşır. Temas yoluyla geçmesi ise, hem direkt temas hem de dolaylı temasla olabilmektedir, yani hastanın mikroplu elleriyle dokunduğu bir yere örneğin kapı kolu gibi dokunması, ardından sağlıklı kişinin aynı kapıyı kullanması ve elini yüz, göz, burun ve ağzına götürmesi bulaşmaya sebep olacaktır. Grip virüsleri bulaştığı yüzeylerde 2 saate kadar canlı kalabilmektedir, bu durumda kapı kolu bu süre boyunca yayılmanın kaynağı olacaktır.
Hastalığın kuluçka süresi bir gün kadar kısa, 2 hafta kadar uzun olabilir. Hastalar, virüsü belirtiler başlamadan 1 gün öncesinden 7 gün sonraya kadar bulaştırabilirler.
Bu bulaşma yollarının ışığı altında, bulaşın önlenmesi için yapılması gerekenler şunlardır.
• Eller sık yıkanmalıdır ve yüze, burun, ağza götürülmemelidir. Özellikle toplu araç ve ortamlardan çıktıktan sonra bol sabun ve su ile ellerin yıkanması önerilir.
• Kolay taşınması ve kolay uygulanması sebebiyle, alkol bazlı el antiseptikleri el yıkamanın yerine geçebilir.
• Yanaktan öpme, el sıkışma gibi temas gerektiren sosyal faaliyetlerden zorunlu olmadıkça kaçınılmalı.
• Şüpheli temas durumlarında, malzeme yüzeyleri % 70-90’lık alkol, % 10 çamaşır suyu ile dezenfekte edilebilir. Yüksek düzey dezenfektan olduğu belirlenmiş diğer dezenfektanlar da üretici tavsiyelerine uygun kullanılabilir.
• Hasta olanlar maske takmalıdır. Hasta çevresinde bulunanlar da tercihen maskeli olmalıdır.
• Ortam sıcaklığına uygun giyinme, dengeli beslenme, iyi uyku ile vücut direnci güçlü tutulmalıdır.
Virüse karşı korunmak için henüz bir aşı yoktur. Aşının üretilebilmesi aylarla ifade edilebilecek bir süre alacağı tahmin edilmektedir. Halihazırda kullanılan grip aşıları domuz gribi virüsüne karşı koruma sağlayamamaktadır.
Sağlıklı günler dileriz.


Uz.Dr. Ömer Hilmi ALGA
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
Özel KONAK HASTANESİ

yukarı Geriyukarı  Sayfa Başı [ Eklenme : 15 Mayıs 2009 ]   [ Sayfayı Yazdır ]